Hayat
detaylarda
güzeldir.
Üretimine keyif öncülük ediyor; her şişe elle dolduruldu, etiketi felsefesini görselleştirmek için çizildi, her şişe üreticisinin imzasını taşıyor — Nikos Kazantzakis'in, yaralarını göğsünde taşıyan kahramanına bir saygı duruşu.
Hayat detaylarda güzeldir.
Detaylar ise ancak özenle ortaya çıkar. İster bir Kinik ol, ister Roma'nın Stoacılarından biri — detaylara özen göstermeden yol almak mümkün değildir.
Bu şişenin içinde özen ve emek var.
ZORBA, Nikos Kazantzakis'in kavgadan ve aşktan kaçmayan, hayatı gövdesiyle sonuna kadar yaşayan o kahramanına bir saygı duruşu. Her şişe, ipi koparıp özgürleşme cesaretini hatırlatmak için dolduruldu.
“Bir insanın azıcık deliliğe ihtiyacı vardır; yoksa ipi koparıp özgür olmaya asla cesaret edemez.”
“İnsan ne tuhaf bir makinedir! İçine ekmek, şarap, balık ve turp doldurursun; içinden iç çekişler, kahkahalar ve hayaller çıkar.”
Derin bir yakut; olgun kırmızı meyve, baharat ve meşenin sıcaklığı. Yavaş içilmek, konuşulmak ve paylaşılmak için.
Hasat, sabır ve biraz delilik... Her şişenin ardında bir mevsim, bir emek var.
Güneş, rüzgâr, deniz ve toprak uyum içinde akıyor. İnsan tıpkı Kazantzakis'in Zorba'sı gibi dünya güzelliklerini her şeye rağmen her gün hayranlıkla, şaşırarak kucaklamalı, onunla uyum içinde hareket etmeli. Dünyanın ritminin bir parçası olmalı. Ona rağmen değil, onunla hareket etmeli.